Kayıtlar

Resim
    OĞUZNAME DEDE KORKUT DESTANLARINDA (OĞUZLAR-BOZOKLAR- BEĞDİLİ BOYUNDA) KIZ TOYU Türk kültüründe kadın, tarih boyunca toplumun ve devlet yapısının en temel taşlarından biri olmuştur. Göçebe bozkır hayatının getirdiği zorunluluklar ve Türk töresinin eşitlikçi yapısı, kadını sadece aile içinde değil, askeri, siyasi ve sosyal alanlarda da güçlü bir konuma taşımıştır. Kadına verilen bu değer, Türklerin sözlü ve yazılı edebiyat ürünlerine de doğrudan yansımıştır. Türk dünyasının ortak mirası olan Dede Korkut destanları, bu yansımaların ve kadına verilen değerin en canlı görüldüğü eserlerin başında gelir. Türkmenistan varyantlarından derlenen ve Dede Korkut Kitabı'na eklenen yeni anlatılarda, Türklerin kız çocuklarına verdiği değer "Kız Toyu" geleneği üzerinden gözler önüne serilir. (Danişmendli Karacakurt Türkmenlerinin bağlı bulunduğu) Oğuzlar-Bozoklar-Beğdili boyunun hanı Gamlı Han’ın bir kızı dünyaya geldiğinde, eski bir Türk geleneği olarak büyük bir şölen (toy) düzenle...
Resim
    Görmediğin şeyi, "ben gördüm" deme Gördüğünü sakla, yalan söyleme Hak niyazı gözet, haramı yeme Sakın emanete hıyanet etme. ​Genç Abdal Türkmen Ozan / Şair ​ ​Abdal sözcüğü, antik çağlarda bilhassa Ak-Hun Türklerinin bir diğer adıdır. ​Yunan ve Hint kaynaklarında Ak-Hunlar; Huna, Eftalit, Abdel veya Avdel; Ermeni kaynaklarında Aktalitler ve Haital; Pers ve Arap kaynaklarında ise Haytal veya Hayatila olarak adlandırılmıştır. ​Ak-Hun yurdu olan Horasan’dan gelerek Anadolu’da yurt tutan kitleler içerisinde yer alan ve zamanla anlam değişimine uğrayan abdal sözcüğü; Alevi-Bektaşi Türkmen çevrelerinde türkü ve deyiş söyleyen âşık, ozan, eren anlamlarında kullanılmaya başlanmıştır. ​Anadolu’da yurt tutan ve Bozulus olarak da bilinen Oğuzların Bozok kolundan (Yıldızhan boyu) Beğdilli Türkmen Aşiretinin —XVII. yüzyılda Osmanlı tarafından aşırı güçlenmesinden korkularak dağıtılmadan önce— 84 bin haneden oluştuğu, bu hanelerin 4 bininin ise Abdallardan meydana geldiği rivayet edili...
Resim
RAKKA VE ORTA ANADOLU EKSENİNDE BİR OYMAGIN TARİHİ (CERİTLER)  (KARACAKURT TÜRKMENLERİ) Baki Yaşa ALTINOK Araştırmacı-Yazar --- ÖZET Anadolu'daki Türkmen oymaklarından "Cerit" oymağının tanıtıldığı bu yazıda, Ceritlerin yaşam biçimleri, örf ve adetleri, gelenek ve görenekleri hakkında bilgiler bulacaksınız. Ayrıca Ceritlerin sözlü geleneklerini de manzum olarak bu yazıda bulabilirsiniz. Ceritler 1692 yılında Urfa ve civarında yaşamış, 19. yüzyılda Anadolu'nun çeşitli yerlerinde iskanları tamamlanmıştır. --- ABSTRACT Cerit clan, one of the Turcoman tribes in Anatolia, their life style, customs, traditions, and conventions are given. The verbal traditions of the Cerits are provided through poems. Cerits lived in Urfa and in the surrounding settlements and their settlement process in various parts of Anatolia came to an end in the 19th century. --- GİRİŞ Orta Asya'dan gelip Anadolu'yu yurt tutan 230 oymak, 1500'ü aşiret ve 5800'ü de cemaat olmak üzere 723...
Resim
  GÖÇ DESTANI Horasan'dan koptu bir ulu kervan Karacakurt derler, boyları yaman Kızılırmak boyu, Karacayurttur oban Yol oldu altımızda toz ile duman Dağlar yarıldı biz geçtik Nehirler kurudu biz geçtik Rüzgâr döndü peşimize düştü Yine de geçtik, hep geçtik Atların nalından kıvılcım saçıldı Her kıvılcım bir yıldız oldu Geceyi aydınlattı göçümüz Karanlık bile çekildi önümüzden Turnalar kılavuz oldu bize Onlar uçtu, biz göçtük Kanat sesleriyle karıştı nal sesleri Gökyüzü ve toprak kardeş oldu Kadınlar sırtında çocuklar Çocuklar düşünde umutlar Umutların içinde bir yurt O yurdu taşıdık atlarımızın sırtında Kara çadırları kurduk yamaçta Nakış oldu acı; kilimde, aşta Sürülerin sesi karıştı yele Yine düştük yola, her doğan yaşta Beşikteki bebeye destan fısıldadık Geceyi gündüze, çölü yeşile bağladık Dökülen her damla alın terimizi Toprağın koynunda vatan eyledik Devşirme atları bastı bozkırı Kopuzun teli kırdı yalnızlığı Anaların duası zırh oldu bize Eritip geçtik fırtınayı, karı Zulüm ge...
Resim
  Beydili Boyu: Kökeni, Tarihî Gelişimi ve Kültürel Özellikleri (16.–18. Yüzyıllar) Erdal Demirhan Demiröz Hacettepe Üniversitesi – İstanbul Üniversitesi --- Özet Bu çalışma, Beydili boyunun 16.–18. yüzyıllar arasındaki tarihî gelişimini, Osmanlı ve Safevîler arasındaki etkileşimleri, Osmanlı idaresinin uyguladığı iskân politikaları ile Beydili boyunun karşılaştığı toplumsal zorlukları ele almaktadır. Oğuzlar'ın kökeninden başlayarak Beydili boyunun yerleşik hayata geçişi, Osmanlı ve Safevî devleti ile olan ilişkileri ve zorunlu iskân hareketlerinin Beydili toplumu üzerindeki etkileri incelenmiştir. Beydili boyu, Osmanlı'nın göçebe Türkmenler üzerindeki baskıcı politikalarına karşı direnmiş; ancak bu zorluklar, Beydililerin dağılmasına ve yerleşik hayata geçmelerine yol açmıştır. Çalışma, Beydili boyunun geçirdiği toplumsal dönüşüm sürecini, göçebe geleneğin zorla terk edilmesi ve devletin baskıları sonucunda değişen kimlik inşasını tartışarak, Osmanlı'nın Türkmen politikal...