Kayıtlar

Ağustos, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
  OĞUZ-BOZOK-YILDIZHAN-BEĞDİLİ-KARACAKURT-BOYNUİNCELİ TÜRKMENLERİ: Boynuinceli: Orta Anadolu’da Bir Türkmen Aşiretinin Tarihi Giriş Boynuinceli (diğer yazımlarıyla Boynuincelü veya Boynu İnceli) Yörükleri, Türkiye’nin Orta Anadolu bölgesinde yaşayan köklü bir Yörük Türkmen aşiretidir. Aşiretin ana yerleşim sahası Kırşehir olmakla birlikte, Osmanlı Devleti’nin iskân politikaları neticesinde nüfusunun büyük çoğunluğu Karaman, Aksaray, Kırşehir, Nevşehir ve Mersin’e, bir kısmı ise Kıbrıs’a yayılmıştır. Günümüzde Boynuinceli aşireti mensupları, başta Kızılırmak’ın her iki yakası olmak üzere, Seyfe Gölü ile Tuz Gölü arasındaki sahada varlığını sürdürmektedir. Köken ve Etnik Aidiyet Boynuinceliler, Oğuz Türklerinin Beğdili (Beydilli) boyuna mensuptur. Beğdili boyu, Oğuz Kağan Destanı’nda adı geçen 24 Oğuz boyundan biri olup, Dulkadirli Beyliği’ni teşkil eden cemaatlerin çoğunluğunu Bayat, Avşar ve Beydili boyları oluşturmuştur. Reşidüddin’in Cami'ut-tevarih eserinde Beğdili boyu, "H...
Resim
  KARACAKURT TÜRKMEN AŞİRETİNİN RAKKA'YA GÖÇÜNÜ ANLATAN RİŞVAN TÜRKMENLERİNİN BİR TÜRKÜSÜ RİŞVAN (TÜRKMENLERİ) AŞİRET TÜRKÜSÜ  BİZE İRİŞVANLI DERLER  İrişvanız şanımız var  Has Türkmenden kanımız var  Hanlar hanı Hanımız var  Bize İrişvanlı derler.  Gezeriz Urum’u, Şam’ı  Han olmuş adamın hamı  Irakka Cerid'in damı  Bize İrişvanlı derler.  Dört bucakta izimiz var  Hakk’a dönük yüzümüz var  Yürecikte sızımız var  Bize İrişvanlı derler.  Bir olsa da iki cihan  Dönmeyiz biz yolumuzdan  Bize kızarsa kızsın  Han Bize İrişvanlı derler.  Soyum Türkmen, atam Oğuz  Fitne, fesatta biz yoğuz  Sandığınızdan da çoğuz  Bize İrişvanlı derler.  Ay şaşırır, gün şaşırır  İte uyar, Han şaşırır  Cerid'e dağlar aşırır  Bize İrişvanlı derler.  Bahar gelir koyun, kuzu  Biz buluruz suyumuzu  Kötülemen soyumuzu  Bize İrişvanlı derler.  Afşar, Beğdili gardaşım...
Resim
    OĞUZNAME DEDE KORKUT DESTANLARINDA (OĞUZLAR-BOZOKLAR- BEĞDİLİ BOYUNDA) KIZ TOYU Türk kültüründe kadın, tarih boyunca toplumun ve devlet yapısının en temel taşlarından biri olmuştur. Göçebe bozkır hayatının getirdiği zorunluluklar ve Türk töresinin eşitlikçi yapısı, kadını sadece aile içinde değil, askeri, siyasi ve sosyal alanlarda da güçlü bir konuma taşımıştır. Kadına verilen bu değer, Türklerin sözlü ve yazılı edebiyat ürünlerine de doğrudan yansımıştır. Türk dünyasının ortak mirası olan Dede Korkut destanları, bu yansımaların ve kadına verilen değerin en canlı görüldüğü eserlerin başında gelir. Türkmenistan varyantlarından derlenen ve Dede Korkut Kitabı'na eklenen yeni anlatılarda, Türklerin kız çocuklarına verdiği değer "Kız Toyu" geleneği üzerinden gözler önüne serilir. (Danişmendli Karacakurt Türkmenlerinin bağlı bulunduğu) Oğuzlar-Bozoklar-Beğdili boyunun hanı Gamlı Han’ın bir kızı dünyaya geldiğinde, eski bir Türk geleneği olarak büyük bir şölen (toy) düzenle...
Resim
    Görmediğin şeyi, "ben gördüm" deme Gördüğünü sakla, yalan söyleme Hak niyazı gözet, haramı yeme Sakın emanete hıyanet etme. ​Genç Abdal Türkmen Ozan / Şair ​ ​Abdal sözcüğü, antik çağlarda bilhassa Ak-Hun Türklerinin bir diğer adıdır. ​Yunan ve Hint kaynaklarında Ak-Hunlar; Huna, Eftalit, Abdel veya Avdel; Ermeni kaynaklarında Aktalitler ve Haital; Pers ve Arap kaynaklarında ise Haytal veya Hayatila olarak adlandırılmıştır. ​Ak-Hun yurdu olan Horasan’dan gelerek Anadolu’da yurt tutan kitleler içerisinde yer alan ve zamanla anlam değişimine uğrayan abdal sözcüğü; Alevi-Bektaşi Türkmen çevrelerinde türkü ve deyiş söyleyen âşık, ozan, eren anlamlarında kullanılmaya başlanmıştır. ​Anadolu’da yurt tutan ve Bozulus olarak da bilinen Oğuzların Bozok kolundan (Yıldızhan boyu) Beğdilli Türkmen Aşiretinin —XVII. yüzyılda Osmanlı tarafından aşırı güçlenmesinden korkularak dağıtılmadan önce— 84 bin haneden oluştuğu, bu hanelerin 4 bininin ise Abdallardan meydana geldiği rivayet edili...